Empati ve Sempati

Toplumsal yaşamda iletişim faktörü önemlidir.İnsan yaradılışı gereği toplumsal bir varlıktır.Duygu ve düşüncelerin aktarılması ancak iletişim yoluyla gerçekleşir.Doğru ve etkili iletişim sosyal hayatın düzeni için gereklidir.İnsanların birbirleriyle doğru iletişim kurmaları için gerekli birçok unsurdan bahsedebiliriz,sevgi,saygı,hoşgörü gibi.Ancak bunlardan daha önemli olan iletişimin vazgeçilmez öğesi olan empatidir.

Empati bir insanın kendisini,karşısındaki insanın yerine koyarak onun duygularını,düşüncelerini ve davranışlarını doğru bir şekilde anlamasıdır. Bu şekilde söylendiğinde uygulanması basit gibi görünen bu kavram,teorikte basit pratikte zordur.Bir kişinin kendisini başka bir kişinin yerine koyarak hayata ve olaylara onun bakış açısından bakabilmesi,o kişinin duygu ve düşüncelerini doğru anlayarak hissetmesi ve bunu karşı tarafa iletmesi sürecidir aslında empati.

Empati aşamalı bir süreçtir. Kişinin empati gerçekleştirebilmesi için öncelikle kendisini karşısındaki kişinin yerine koyarak,olaylara onun açısından bakması yani onun fenemenolojik alanına girmesi gerekir. Fenemenoloji kişinin öznel yaşantıları,kendisini ve dış dünyayı kendine özgü algılaması ve anlamlandırma biçimidir. Yani bu aşamada hayata ve olaylara ,anlamak istediğiniz kişinin hayat penceresinden bakabilmeyi başarmanız gerekir.Empatinin ikinci aşamasında kişiyi doğru anlamak vardır.Empati kurmayı amaçladığınız kişinin duygu ve düşüncelerini doğru anlamazsanız başarısız olursunuz.Son aşamada eğer karşıdaki kişinin yerine kendinizi koyduğunuzda onun duygu ve düşüncelerini doğru bir şekilde anladığınıza inanıyorsanız,bunu karşıdaki kişiye yansıtmanız gerekir.Yüzünüzü veya bedeninizi kullanarak onu anladığınızı hissettirmeniz doğru bir empati sürecinin son adımıdır.

Empati ve sempati yazılış olarak birbirine benzemesi sebebiyle çok karıştırılsa da birbirinden farklı anlamlar taşır. Bir insana sempati duyduğunuzda, o insanın sahip olduğu duygu ve düşüncelerin aynısına sahip olursunuz. Empati kurmakta amaç karşıdaki kişinin duygu ve düşüncelerini anlamaktır. Kendimizi sempati kurduğumuz kişinin yerine koymamız ve onu anlamamız şart değildir; sempatide “yandaş” olmak esastır. Empati kurduğumuzda ise karşımızdaki kişiyle aynı duyguları ve görüşleri paylaşmamız gerekmez; sadece onun duygularını ve düşüncelerini anlamaya çalışırız. Bir insanı anlamak başka şeydir, ona hak vermek başka şey. Empatide anlamak, sempati de ise anlamış olalım ya da olmayalım, karşımızdakine hak vermek söz konusudur.

Yapılan bir araştırmaya göre “empati” becerimiz beynimizin içinde bir grup hücrenin sorumluluğundaymış. Ve bu hücreler ‘konuşma’dan sorumlu hücrelerimizle yan yanaymış. Sonuç bize, iletişim için “önce empati yap, sonra konuş!” diyor.Yani empati dediğimiz birilerini anlama yeteneği beynimizin temel işleyiş mekanizması içinde zaten yer alıyor. iletişim kurmak, başkalarının söyledikleriyle/yaptıklarıyla ilgilenmek insanoğlunun sadece psikolojik bir tercihi değil, onun biyolojik bir ihtiyacı aynı zamanda.